Psikoloji Ahlak Toplum
 
 
Yazdır
Yazdır

TİKSİNME
(Reşat ÖNDER)

A- Tarifi

Tiksinti (Os. Nefret, Kerâhet, Buğuz, Adâvet, Husûmet; Fr.Aversion; Al. Abschev, Widerwillen, İng. Aversion, Disgust, Loathing; İt.Avversione) Herhangi bir şeyi ondan uzak durma duygusuyla sevmeme . Bir şeyi çirkin veya kötü bularak iğrenme duygusuna kapılmak, iğrenmek veya bir kimseyi, düşünceyi vb. kötü, çirkin veya aşağılık bularak kendini ondan uzak durma duygusuna kaptırmak, nefret etmek diye de tarif edilebilir.

B- Tiksinme-Korku İlişkisi
Tiksinme-korku ilişkisi bir bakıma tiksinmenin psikolojik yönden konumunu gösterecek, anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Yukarıdaki tariflerden tiksinmenin bir psikolojik kaçış olduğu anlaşılıyor. Bu bağlamda tiksinme, korkunun bir şubesi olarak kabul edilebilir.

Psikologlara göre hastalıksal korkular doğal (tabii) korkulardan türerler. Nedenlerini bulmak için önce doğal korkuları ikiye ayırmak gerekir: 1.İğne ve düşme korkularından başlayarak hastalık ve ölüm korkularına kadar doğal korkunun bütün aşamaları birinci kümeyi oluşturur. 2.İkinci kümedeki korkuların tümü iğrenmeyle ilgilidir. Korkuyla iğrenmenin (ikrahın) temelleri ortaktır. Çünkü her ikisi de korunma ve savunma araçlarıdır. Korku fizyolojik yaşamın, iğrenme örgensel yaşamın savunma iç güdüsüdür. Korku uzaklaştırır ve kaçırtır, tiksinme de bulandırır ve kusturur. Örgenlik için kaçmak olanaksız bulunduğundan iğrenmenin tepkisi ve kovma (def’i) devimi kusmakla olur.

C- Tiksinme-Hayat İlişkisi
Tiksinme duygusu, başka duygulardaki kadar belirgin olmamakla birlikte, insanları birbirinden uzaklaştıran bir unsurla belirlenmiştir. Tiksinme, fiziki yönden, midenin iç yüzeyinin şu yada bu gibi bir uyarımın etkisinde kalması halinde ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, “kusma” eğilimlerinin ve çabalarının ruhsal hayatla ilgili bir olay olması da mümkündür. Bu durumda, tiksinme duygusunun insanları birbirinden uzaklaştıran bir etken olarak rol oynadığını görüyoruz. Daha sonraki olaylar bu kanımızı kuvvetlendirmektedir. Tiksinme, bir nefret davranışıdır. Tiksinme ile giden yüz ifadeleri, çevreyi hor görmeyi ve bir problemi herhangi bir şeyi kendinden uzak tutacak şekilde çözmeyi dile getirir. Bu duygu, bir insanın, hoşuna gitmeyen bir durumdan kendini uzak tutmasını mümkün kılacak bir özür olarak kolayca kötüye kullanılabilmektedir. Bulantı halini taklit etmek (sanki gerçekten midesi bulanıyormuş gibi hareket etmek) kolaydır, bir kerede insanın midesi bulandı mı, o anda içerisinde bulunduğu bir toplantıdan ister istemez kaçmak zorunda kalacaktır. Tiksinme, yapay olarak yaratılması en kolay olan duygulardan biridir. Her insan kolayca bir bulantı hali yaratmaya kendini alıştırabilir. Böylece gerçekte zararsız olan bir duygu, topluma karşı güçlü bir silah yada toplumdan kaçmak için şaşmaz bir bahane haline gelmektedir.

Bu tiksinme gerekmediği halde kişiye verilen bir ikram karşısında gerçekleştiğini düşünün. İkram eden taraf bunu kendisine karşı yapılmış bir saygısızlık, aşağılama kabul edecek ikili ilişkilerini bir tepki olarak kesecektir. “Tiksinme bir nefret davranışıdır” demiştik. İçte bu nefretin giderilmesi hakkında Spinoza şöyle demektedir: “Nefret, karşılıklı olmakla artar ve sevgiyle ortadan kalkar. Sevginin bütünüyle bastırdığı nefret sevgiye dönüşür. Çünkü sevgi, nefretten daha büyüktür.

 

HANÇERLİOĞLU, Felsefe, a.g.e., “Tiksinti” mad.

Meydan Larousse, Büyük Lugat ve Ansiklopedi, Meydan Yayınevi, İstanbul, 1970, “Tiksinme mad.”

HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., Korku mad.

ADLER, a.g.e., s.429.

HANÇERLİOĞLU, Felsefe, a.g.e., “Tiksinti” mad.

 


Bilim İnsanları
Copyright © 2007- 2026 https://www.psikoloji-ahlak-toplum.com
Web Desing : Reşat ÖNDER