|
İrade zayıflığı, karar vermede güçlük ve eyleme geçememe durumu.
Bireyin çevresel koşullara uyum sağlaması süreci.
Beyin hasarı sonucu konuşma ya da dili anlama yetisinin bozulması.
Açık alanlarda veya kalabalık yerlerde bulunma korkusu.
Duyular aracılığıyla alınan bilgilerin zihinde anlamlandırılması süreci.
Kişinin ikinci benliği veya farklı kişilik yönü.
Carl Gustav Jung tarafından geliştirilen psikoloji yaklaşımı.
Kaygı, endişe ve huzursuzluk hissi.
Toplumsal kuralları hiçe sayan davranış örüntüsü.
İlgi ve duygusal tepki eksikliği.
Jung’a göre insanlığın ortak bilinçdışında bulunan evrensel simgeler.
Toplumsal ilişkilerden kaçınan kişi.
Bireyin kendi haklarını saldırganlaşmadan savunabilme becerisi.
Jacques Lacan’ın geliştirdiği benlik oluşumu kuramındaki dönem.
Bir maddeye, davranışa veya kişiye aşırı derecede bağlı olma durumu.
Doğru değerlendirme yapabilme yetisi.
Rahatsız edici düşüncelerin bilinçdışına itilmesi.
Kişinin kendisine ilişkin algısı.
Kişinin farkında olduğu zihinsel süreçler.
Tam olarak farkında olunmayan düşünce ve dürtüler alanı.
Taşkınlık ve depresyon dönemleriyle seyreden ruhsal bozukluk.
Jung’a göre kişinin gerçek benliğini bulma süreci.
Davranışların biyolojik temellerini inceleyen psikoloji dalı.
Duygu durumunda ani değişimlerle karakterize kişilik bozukluğu.
Davranışın tekrarını azaltmak amacıyla olumsuz sonuç verme.
Bir düşüncenin başka bir düşünceyi tetiklemesi.
Birbirine zıt dürtü veya isteklerin karşı karşıya gelmesi.
Toplumsal ortamlarda kendini rahat ifade edememe.
Erken çocukluk anılarının hatırlanamaması.
Canlıların gözlenebilir tepkileri.
Davranışları gözlenebilir uyarıcı-tepki ilişkisiyle açıklayan kuram.
Bir olayı daha önce yaşamış hissi.
Bilinç bulanıklığıyla birlikte görülen zihinsel karışıklık durumu.
Bellek ve bilişsel işlevlerde gerilemeyle seyreden bozukluk.
Çökkünlük, isteksizlik ve umutsuzlukla belirgin ruhsal durum.
Zihinsel enerjinin belirli bir uyarana yönelmesi.
Kimlik, bellek veya bilinç bütünlüğünün bozulması.
Davranışı harekete geçiren içsel güç.
Freud’a göre kişiliğin gerçeklik ilkesine göre çalışan bölümü.
Başkasının duygularını anlayabilme yeteneği.
Belirsizlikten doğan kaygı hali.
Duygusal sorunları aşırı zihinsel açıklamalarla ele alma savunması.
Bir uyaranın algılanabilmesi için gereken en düşük düzey.
Davranışların evrimsel süreçlerle açıklanması.
Mantık dışı yoğun korku.
Kişiliğin şekillenme süreci.
Sigmund Freud’un psikanalitik yaklaşımı.
İnsanın yaşam boyu gelişimini inceleyen alan.
Bütünün parçaların toplamından farklı olduğunu savunan yaklaşım.
Davranışların sistematik biçimde incelenmesi.
Davranışı başlatan ihtiyaç veya istek.
Gerçekte olmayan şeyleri algılama durumu.
Yoğun duygusal çatışmaların bedensel belirtilerle ortaya çıkması.
İnsanın potansiyeline ve özgür iradesine vurgu yapan yaklaşım.
Zekâ düzeyini ölçmeye yönelik katsayı.
Doğuştan gelen davranış eğilimi.
Kişinin kendi sorunlarını anlama yetisi.
Freud’a göre ilkel dürtülerin bulunduğu kişilik bölümü.
Kişinin olmak istediği benlik tasarımı.
Duygu ve düşüncelerin aktarılması süreci.
Karar verme ve davranışı yönlendirme gücü.
Duyguların düşüncelerden ayrılması savunma mekanizması.
Bireyin ahlaki ve davranışsal özellikleri.
Bastırılmış duyguların boşalması.
Tehlike beklentisine bağlı huzursuzluk.
Maslow’a göre bireyin potansiyelini tam kullanması.
Bireyi diğerlerinden ayıran davranış örüntüleri.
Topluluk içindeki birey davranışlarını inceleyen alan.
Bilinçdışında örgütlenen duygu ve düşünce bütünü.
Öğrenmenin uyarıcı-tepki bağıyla gerçekleşmesi.
Psikolojik çatışmaların bedensel belirtilere dönüşmesi.
Bireyin baş etmekte zorlandığı yoğun stres durumu.
Freud’a göre yaşam enerjisi ve cinsel dürtü.
Viktor Frankl tarafından geliştirilen anlam merkezli terapi.
Aşırı taşkınlık ve enerji hali.
Derin üzüntü ve karamsarlık hali.
Davranışı yönlendiren içsel güç.
Doğuştan gelen duygusal yapı.
Kendine aşırı hayranlık duyma.
Gerçeklikle bağ kopmadan görülen ruhsal bozukluk.
Beyin-davranış ilişkisini inceleyen alan.
İstenmeden gelen saplantılı düşünce.
Takıntılar ve zorlayıcı davranışlarla karakterize bozukluk.
Yaşantı sonucu davranış değişikliği.
Duygusal tepkileri düzenleme becerisi.
Aşırı kuşkuculuk ve güvensizlik hali.
Çocuk eğitimi bilimi.
Freud’un bilinçdışı süreçleri temel alan kuramı.
Ruhsal hastalıkların tıbbi incelemesi.
Rol oynama teknikleriyle yapılan terapi yöntemi.
Psikoloji alanında uzman kişi.
Psikolojik ölçme ve değerlendirme bilimi.
Ruhsal bozuklukları inceleyen alan.
Ruhsal sorunların konuşma ve tekniklerle tedavisi.
İstemsiz tepki.
Daha ilkel davranış düzeyine geri dönüş.
Yeniden uyum sağlama süreci.
Uyku sırasında görülen zihinsel imgeler.
Kaygıyı azaltmak için geliştirilen bilinçdışı süreç.
Düşünce, algı ve duygu bozukluklarıyla seyreden ağır ruhsal hastalık.
Doğrudan kavrama yetisi.
Toplumsal etkileşimleri inceleyen psikoloji dalı.
Zorlayıcı koşullara verilen fiziksel ve ruhsal tepki.
Freud’a göre ahlaki kuralları temsil eden kişilik bölümü.
Koşullanma yoluyla öğrenme.
İçe dönük ve duygusal uzaklık gösteren kişilik yapısı.
Kişinin zihninden uzaklaştıramadığı düşünce.
Bir düşüncenin başkasına benimsetilmesi.
Tedavi amaçlı psikolojik yöntem.
Yoğun ruhsal sarsıntı yaratan olay.
Uzun süreli stres sonucu oluşan duygusal yorgunluk.
Bireyin çevresiyle dengeli ilişki kurması.
Uyku sırasında bilinçsiz dolaşma davranışı.
Süperego kavramının Türkçe karşılığı.
Doğruluğu sınanmamış düşünce.
Ahlaki değerlendirme yapabilme yetisi.
Gerçeği kabul etmeme savunması.
Kendi duygularını başkasına yükleme.
Yeni fikirler ortaya koyabilme yetisi.
Yetişkin birey davranışlarını inceleyen alan.
Problem çözme ve öğrenme kapasitesi.
Düşünme, algılama ve hatırlama gibi faaliyetler.
Kişinin istemediği halde yinelediği davranış.
İnsan zihninin düşünme, öğrenme, hatırlama ve problem çözme süreçlerinin bütünü.
Bireyin dünyayı anlamlandırmak için kullandığı zihinsel yapı.
Bilgiyi kısa süreli olarak işleyen zihinsel sistem.
Bilgilerin uzun süre depolandığı zihinsel alan.
Planlama, dikkat kontrolü ve karar verme gibi üst düzey zihinsel süreçler.
Alternatifler arasından seçim yapma bilişsel süreci.
Bir engeli aşmak veya hedefe ulaşmak için çözüm üretme süreci.
Gerçekliği hatalı yorumlamaya yol açan düşünce biçimi.
Belirli uyaranlara odaklanırken diğerlerini dışlama becerisi.
Kişinin kendi düşünme süreçlerinin farkında olması.
Sinir sisteminin temel işlevsel hücresi.
Nöronlar arasındaki iletişim bağlantısı.
Sinir hücreleri arasında kimyasal iletişimi sağlayan madde.
Ödül, motivasyon ve haz süreçlerinde etkili nörotransmitter.
Duygu durumu ve mutluluk hissiyle ilişkili kimyasal madde.
Duygular ve bellek süreçlerinde görev alan beyin yapıları bütünü.
Karar verme ve planlamadan sorumlu beyin bölgesi.
Beynin deneyimlere göre yeniden yapılanabilme yetisi.
Yoğun zihinsel üretim sırasında oluşan yaratıcı düşünce süreci.
Başkasının davranışını gözlemlediğinde etkinleşen sinir hücresi.
Düşünce, duygu ve davranış ilişkisini temel alan terapi yöntemi.
Erken dönem yaşantılarla oluşan uyumsuz şemaları değiştirmeyi amaçlayan terapi.
Travmatik anıların yeniden işlenmesini hedefleyen psikoterapi yöntemi.
Anda kalmaya ve bilinçli farkındalığa dayanan yaklaşım.
Duyguları bastırmadan kabul etmeyi ve değer odaklı yaşamı amaçlayan terapi.
Özellikle duygu düzenleme güçlüğü yaşayan bireylerde kullanılan terapi modeli.
Aile içi ilişkileri ve iletişimi iyileştirmeye yönelik terapi yaklaşımı.
Birden fazla bireyin terapötik ortamda birlikte çalıştığı yöntem.
İnsan güçlü yönleri ve mutluluk üzerine odaklanan yaklaşım.
Travmatik yaşantıların etkilerini azaltmayı amaçlayan psikolojik destek yöntemi.
Çocuğun bakım veren kişiyle kurduğu duygusal ilişki.
Bireyin ilişkilerde güven ve yakınlık hissedebilmesi.
Davranışların gözlem ve model alma yoluyla öğrenilmesi.
Grup üyeleri arasındaki etkileşim süreçleri.
Bir kişi veya gruba yönelik peşin hüküm.
Bir nesneye veya olaya yönelik öğrenilmiş eğilim.
Kendi duygularını ve başkalarının duygularını anlayabilme becerisi.
Bireyin bir işi başarabileceğine dair inancı.
Zor yaşam olaylarına uyum sağlayabilme gücü.
Uzun süreli ve yoğun stresin psikolojik etkileri.
|